20 Şubat 2010 Cumartesi

Bugün kahve festivaline gidecektim güya..Halbuki bir Ankara uzaklığındaydım.Tembellik diz boyu oldu.Bir türlü gidemiyorum istanbul a..sanki ne kadar çok ertelersem o kadar gerçeklerden kaçıyormuşum gibi..Bekle beni eşya,bekle beni rekabet ve diğerleri..

18 Şubat 2010 Perşembe

Hani Pamela demiş ya 'karşıma her yerde çıkan 30 yaş üstü adamlar ' diye..Şimdi anlam kazandı durduk yere..Neden hep böyle yahu ?

11 Şubat 2010 Perşembe

Çok canım yanıyor gibi ama değil gibi de.İnsan yeni bir şeyle karşılaşınca hep böyle oluyordur belki de.Yavaş yavaş alışmak lazım gelir.

5 Şubat 2010 Cuma

İnsomniak olmam,olamam.Sadece stres işte.İki gündür totalde 3-4 saat uyumak da kötüymüş yani.Ah be zaman sana en çok ihtiyaç duyacağım zamanda olmazsın,günler uzamalı diye feryat figan çemkirdiğim günlerde birden sabaha varırsın da;tatilini sıkılmaya odaklı yaşamaya ant içmiş şu kişiye en uygunsuz cevabı yine sen verirsin.

Bomboş bir oda var.Bir tarafı duvara yaslanmış bir de yatak.Bir özelliği olmayan alelade bir yatak.Şarap rengindeki duvarın rengi sabaha karşı mavi olmuş,biraz ürkütücü.Filmlerdeki gibi duvara yansıyan korkutucu ağaç gölgeleri yok.Ses dahi yok.Her şeyden ayrılmış,sıkıcı bir oda.Gecesi gündüzü ayrı renk olan,dışarıdaki insanların içeriye dair tek gördüğü yer olan şık bir perdesi olan oda.Ve o perde hiç açılmamış.İçerideki dışarıyı hiç merak etmiyor mudur?Neden açmıyordur perdesini?

4 Şubat 2010 Perşembe

Ha ha ha..Bildiğim tüm kötülerden bir parça taşıyorum sanki.Belki herkes böyledir ve saklıyordur değil mi?Sonuçta yok efenim toplumsal maskeler, yok farklı ortamlarda farklı kişilik sergilemeler gibi davranış modelleri mevcut.(lise psikoloji bilgim evet)Ama Suzan Avcı şuh bir kötüydü şimdi,Erol Taş da çok zalimdi.Kendimi hangi kategoriye alsam bilemedim.Kendime kötüyüm kendime.

Neden hemşirelerden hoşlanmıyorum ki?Belirli meslek gruplarına karşı önyargım var ;gocunmuyorum da..Bu ne ki..Aynı şekilde öğretmenlik okuyup da yegane amacı kendilerinden üstün ,mümkünse zengin erkeklerle evlenmek olan,kpss den ilerisini düşünemeyen,sorgulamayan;roman okumayı çok üstün birşey gibi ortamlarda anlatıp birkaç beylik laf edip,bakın ben ne kültürlüyüm ne okuyorum mesajını verme kaygısı güden,birey olma duygusu gelişememiş (çok uzattım,ne kindarmışım meğerse) sevimli mi sevimli hanım kızcağızlarımız..Bu mevzuuya neden bu kadar çok takıldım ? O kadar çoklar ki..İster istemez bir yerlerde tanışıyorum ve sonuç hep aynı.Yetkilileri göreve çağırıyoruz bu konuda acilen birşeyler yapılması lazım.Tehlikenin farkında mısınız? :)
Yapılan araştırmalara göre(yine İsviçreli bilim adamları tabii ki.,.Yumurtanın yarısını fırçalamaktan sıkılmış olmalılar.) kariyer yapan kadınlar kendi hemcinslerine karşı çok zalimken,erkek meslektaşlarına karşı daha ılımlı yaklaşıyormuş.Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların kendi hemcinslerini ezme oranı artıyormuş..Geçenlerde internette bir sitede dikkatimi çekti okuyayım dedim,bir baktım bunu islam anlayışı ile bağdaştırmışlar..Yok efendim kadınlar yüksek mevkiiye gelmemeliymiş,yok duygusal varlıklarmışız falan..Yazana bir adet esaslı Osmanlı tokadı göndermeyi borç bilirim..Yani insanların olayları kendilerine has yorumlaması kadar tabii birşey yok lakin Uğur Mumcu nun dediği gibi bilgi sahibi olmadan yorum sahibi olmak da insanı rezil rüsva eder nihayetinde.

Şimdi böyle dedim aklıma Hüseyin Hatemi geldi.Kendisi bizim okulda ders veren çok şirin, babacan bir hocamızdır.İslam Hukuku na ilişkin bir kitabını okumuştum ve şok olduğumu hatırlıyorum..Bugün islam dininin bugünkü hayat şartlarında uygulanması hususunda ne kadar tartışılan konu varsa, bunu bir şekilde erkek egemen toplum düzeninin yarattığı görüşle incelemiş ve yine bir erkek olarak kılıfına oturtmayı başarmış.Hani o zamanın şartları bunu gerektiyordu gibisinden kurtarıcı cümleler de göremedim.Mirasta kadına bir,erkeğe iki veren sistemi kabul ediyor muyuz canlarım?

Karlı ama hala griliğini korumayı başarmış bir Ankara'da boğazıma sarılan görünmez ellerle iyi akşamlar bana!

3 Şubat 2010 Çarşamba

Tamam ama bir yerde yanlışlık var.Yani ayrılalı kaç ay olmuş değil mi ne bu havalar afralar tafralar? Haydi onu da geçtim daha objektif gözle bakılınca daha iyi olan o kadar kişi var neden o diye tutturuyorum ki..Ah ah kuyruk acısı işte şekerim.Yani Sean ı saymazsak birilerine yan gözle bakmış sayılmam.O da İngiliz aksanından dolayı zannımca(klasik salak kız modu işte)Neyse diyeceğim o ki hiç triplere girmeden bu süreci usulca atlatmak lazım.Aaaaa postmodernistiz  bu devirde aşk mı olur :S

2 Şubat 2010 Salı

Kendim okuyup kendim eğleneceğim zannımca.Kimlik belirtmeden yapılan düşünce açıklamalarından oldum olası hoşlanmışımdır.İsmini vermek istemeyen izleyici gibi.Gerçi psikolog bir arkadaşım bu türden bir davranışın çok da normal olmadığını ve kişilik saklama girişimlerinin sağlıklı olmadığı üzerinde esaslı bir konuşma yaptı bana.Varsın olsun.

Tembelliğimin maksimal düzeye ulaştığı şu günlerde Ankara'da karın olmayışı ne kadar da kötü.Halbuki İstanbul a nazaran katbekat sessiz Ankara da karla kaplı bir tepeden yuvarlanmak kadar istediğim birşey yoktu.Yazık oldu yarınlara ah ah..Yine yağmur çamur,yine aynı kasvetli grilik.Buraya geldiğimden beri boğazımda eller var sanki.Bir de utanmadan beş ay sonra temelli Ankara ya dönmeyi düşünüyorum ya,en çok bu huyumu seviyorum..Makyavelistiz vesselam..Daha sonra işlerimi düzeltince İstanbul a dönerim zaten değil mi?(kendini kandırma cümlesi)

Kaç aylık sınav yorgunluğunun ardından boşluğa düşmek harika bir his.Böyle boşluğa can kurban..Devletler özel ve icram da olmasa ne güzel olacaktı herşey..geleceğe umutla bakacaktım belki de ..(oh kandır kandır ) Okulun uzamasından da bilhassa korkuyorum Sebastian.Babacağızım o darbe yıllarında arkadaşlarının ölüm haberlerini duya duya okumayı başarmış,utanmamış üstüne evli barklı çocukluylen doktora vs yapmış bir de bana bak..şimdiden bırak doktora yapmayı,okulu bitirmeye mecalim yok.Gençlik bitmiş azizim bitmiş..

Geçen hafta ziyaretine gittiğimiz Netafet Teyze biraz aklımı başıma getirdi..84 yaşında aklı gelgitli,huzurevinde yaşayan ilginç bir teyze..Israrla kendisini dışarı çıkarmamızı istedi,biz de gizlice dışarıya kaçırdık onu..Ah be teyzecim biz bileydik senin en ufak bir esintide geceleri altına kaçırdığını,sanki sana orada eziyet ediyorlarmış gibi kaçırır mıydık oradan..Olmadı Netafet Teyze..Boşuna azar yedik 70lik gençlerden..söylediğin her kelimeyi hafızama kazıdım ve olur da bir gün 80li yaşları görebilirsem dilerim dediklerini hatırlarım teyzecim.En azından kardeşime ne demeyeceğimi biliyorum..ve bir de katarakt olunca ne yapmamam gerektiğini..kesinlikle herkes huzurevlerini bir ziyaret etmeli.Hep böyle genç kalmayacağımı görünce tedirgin olsam da bunu hatırlamak doğruymuş gibi geliyor.

artık yeşerecek bir dalım yok eşliğinde gidiyorum.